MARKANIZLA ŞEHRİNİZİ MARKA KENTLER ARASINA KATABİLİRSİNİZ
Duyurular Genel Haberler

MARKANIZLA ŞEHRİNİZİ MARKA KENTLER ARASINA KATABİLİRSİNİZ

Bazı kentler, hiç gitmemiş olsak da bizi “büyüler.”  Bu şehirler tarifi zor bir sihre sahiptir. Sadece güzellikleri, tarihi özellikleri ya da mutfakları değildir onları “çekici” kılan, kendilerine has  enerjileri vardır.

Yeni dünya düzeninde şehirler ülkelerden daha önemli olacak. Micheal Porter, 1990’ların başında “Ulusların Rekabet Avantajı” kitabını yazmıştı. Yazdıklarını İrlanda da (ve diğer bazı ülkelerde) uygulamış, çok başarılı olmuştu. 2008 yılındaRichard Florida Senin Şehrin Kim?” kitabını yazarak artık rekabetin ülkeler arasında değil kentler arasında olacağının altını çizdi.

Bugün bazı büyük şehirler ülkelerden daha önemli ve popüler. Gerçekten de Venedik, Floransa, Roma gibi şehirler İtalya’dan; Viyana, Avusturya’dan; Kazablanka Fas’tan daha “değerlidir.”

Yeni ekonomide bir ülkenin kaç tane “marka şehri” olduğu hayati bir konu haline geldi. Bugün artık ülkelerin marka şehirleri yoksa yaratıcı sınıfı kendilerine çekemiyor. Richard Florida’ya göre, yaratıcı insanlar, farklı olana hoşgörü gösteren kentleri tercih ediyorlar; çünkü farklılıklar yaratıcılığı besliyor, “enerjiyi ve dinamizmi” yükseltiyor. Yeni ekonominin itici gücü yaratıcılık olduğu için yaratıcılığın yaşamadığı kentler gerilemeye mahkûm oluyor. Bugünün koşullarında ekonomik büyüme teknoloji, yetenek ve hoşgörü bir araya geldiği zaman gerçekleşiyor. Eğer biz ülkemizde marka şehirler yaratmak istiyorsak önce bakış açımızı buna göre şekillendirmeliyiz. Farklı ırktan, dinden, renkten, milletten gelen farklı hayat tercihleri olan insanlara kucak açmasını öğrenmeliyiz.  

Marka şehir kavramı dünyada bir geçmişe sahip olsa da Türkiye için oldukça yeni bir kavram. Biz ülkemizde henüz birçok şehrimizin temel altyapı sorunlarını çözebilmiş değiliz. Altyapı sorunlarını çözemediğimiz gibi henüz yaşlıların, çocukların, engellilerin, medeni bir şekilde yaşayabileceği “engelsiz kentler” de yaratabilmiş değiliz.

Bu durumun farkında olmakla birlikte,  bu olumsuzluklara rağmen bizim de marka şehirler yaratabileceğimize inanıyorum hatta marka şehirler yaratma yolculuğunun bu sorunları daha hızlı çözmemize yardım edeceğine inanıyorum.

Peki bir şehrin “konumlandırmasını” yapmak için hangi adımları izlemek gerekir?

• Önce şehrin sahip olduğu doğal, tarihi, kültürel, ticari, sanat ve eğlence varlıklarının analizi yapılır.

• Kentin kendine has, orijinal özellikleri ortaya çıkarılır. Bir kent içinde barındırdığı yurttaşlarının kültürel çeşitliliğiyle de özgün olabilir, iyi korunmuş tarihi dokusuyla da. Sidney Aborijn nüfusuyla, Prag ve Venedik tarihi dokusuyla otantik (özgün) şehirlerdir.

• Bu özellikleri dikkate alarak şehrin hangi şehirlerle rekabet içinde olduğu tespit edilir.

• Hangi yatırımcı ve hangi turist kesimlerinin hedefleneceği belirlenir.

• Şehrin konumlandırılmasının hangi özellik üzerine kurulacağına karar verilir. Mümkünse şehrin birden fazla özelliği sahiplenmemesi gerekir; çünkü bir şehir bir hedef kitleye ancak bir özellikle anlatılabilir. Fazlası, iletişim karmaşası yaratır. Bu aşamanın sonunda şehrin sahipleneceği “fikir” belirlenmiş olur.

• Bir tasarım şirketine şehrin logosu, amblemi yaptırılır. Böylelikle şehir kurumsal bir kimliğe bürünür.

• Şehir hakkında söz sahibi olan şehir sakinlerine, esnafa, tüccara, kamu görevlilerine, üniversitelere şehrin sahiplendiği fikir anlatılır. Onlardan bu fikri hayata geçirecek projeler yapmaları istenir. Bu süreç sonu olmayan -sürekli- bir süreçtir.

• Artık bir fikre ve bir kimliğe sahip olan şehir kendini tanıtmaya hazırdır. Şehir yönetimi bir reklam ajansıyla anlaşarak seçtiği fikrin tanıtımına başlar. Pazarlama işi, kaynağı güçlü olanın kazandığı bir oyundur. Şehir yönetimi, tanıtıma ne kadar kaynak ayırabilirse o kadar iyi olur. Tanıtımlarda bir yıldan diğerine yaratıcı uygulamalar değişmeli; ama fikir hep aynı kalmalıdır.

Bugün ‘marka şehir’ denince akla ilk gelen yerlerden biri. Ya Paris? Bundan birkaç yüzyıl önce insanların sokakta yürümek için pisliklerin üzerinden atlayarak geçtiği şehir? Romantizmin, modanın kalbi kabul ediliyor bugün… Dubai? 20-30 yıl öncesinde adından bile söz edilmeyen bir balıkçı kenti… Bugünse Ortadoğu’nun incisi; bölgenin en önemli ticaret ve turizm merkezlerinden…

 

Söz konusu örnekleri çoğaltmak mümkün… Ancak önemli olan, yıllar öncesinde vasat hatta olumsuz bir tabloya sahip olan bu kentlerin kısa sayılacak bir sürede nasıl markalaştığı… İrdelenmesi gereken de söz konusu kentlerde hangi stratejilere nasıl yatırım yapıldığı… Ve Türkiye… Köklü bir tarihi geçmişe sahip olan, ekonomisi gün geçtikçe büyüyen ülkemizde dünyaya mal olmuş bir marka kent var mı?

İşte Ajans Adonis olarak bulunduğunuz şehri marka yapmak sizin elinizdedir diyoruz. Bunun için tek yapmanız gereken firmanızı şehrinizin markası haline getirmek.Bunun için bizimle çalışmanız yeterlidir. Biz “markakentim.com” olarak güzel ülkemizin şehirlerinde marka olmayı amaç edinmiş firmalarını bir araya getirmek ve onları dünya piyasasına tanıtmak için varız.Şehrinizin marka firması olmak için yapacağınız tek işlem “markakendim.com “ailesine katılmanızdır.

2009 Yılında hizmete giren Ajans Adonis´den hizmet alan özel ve kamu kuruluşlarına; kapsamlı, yaratıcı, yenilikçi, kişi ve kurumlara özel, çeşitli piyasa beklentilerini ve gereksinimlerini karşılayan yüksek derecede ihtisaslaşmış kaliteli ürün ve hizmetlerin sunumu ile katkı sağlamaktır. Ajans Adonis bu deneyim ve hizmet kalitesi ile sektörel anlamda en iyi hizmet ve üreticeleri halka sunumu için oluşturduğu bu platformla hizmet yelpazesini genişleterek firmaların tanıtımına bir katkı sağlamayı amaç edinmiştir göstermiş olduğunuz ilgiye teşekkür eder başarılı bir çalışma hayatı dileriz…

 

Lütfen detaylı bilgi için 0322 458 71 32 numaralı tellefondan Müşteri Temsilcimiz’e ulaşınız.

Email: info@ajansadonis.com

Şehir:  Adana

Çalışma Saatleri: 10:00-22:00 arası

Sosyal Medyada Paylaş!.
Share on Facebook
Facebook
Pin on Pinterest
Pinterest
Tweet about this on Twitter
Twitter
Share on LinkedIn
Linkedin

Leave a Comment